Ali Şeriati ile Röportaj

Şehrin Hallaç’ıyım, kimse dilimi bilmiyor. Kimse derdimi, aşkımı, dinimi, hayatımı, cinnetimi, feryadımı ve susuşumu anlamıyor.


Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?
Ali ŞERİATİ: Şehrin Hallaç’ıyım, kimse dilimi bilmiyor. Kimse derdimi, aşkımı, dinimi, hayatımı, cinnetimi, feryadımı ve susuşumu anlamıyor.[1]

Yazılarınız bugün birçok dilde muazzam bir okuyucu kitlesine ulaşmış durumda . Siz yazılarınızın ana gayesini birkaç cümleyle nasıl çerçevelersiniz?
Ali ŞERİATİ: Bana göre İslam, ilmi bir akide ve insani bir sorumluktur. Zaten beni, ona bağlayan da budur. Değilse, ne geçimimi bundan sağlıyorum ne de dinden kaynaklanan sosyal bir payem ve statüm vardır. Hatta tam aksine, dini düşüncem ve inançlarımdan dolayı daima zarar görmüşümdür. Ben, ekonomik, sosyal ya da iş hayatımdaki maslahat için değil, salt hakikat olduğu için İslam’ı benimsiyorum. Ben de ayrımcılık ve zulmü ortadan kaldırmak ve insanları özgürleştirmek istiyorum. Ben, fakirlik ve sınıflar arasındaki çatışmayı yok eden, insanlara bu dünyada özgürlük bahşeden, bu dünyada herkese hayat, bilgi ve refah veren ve adalet terazisini ayakta tutan dinin ve sorumluluğun peşindeyim. [2]

Modernizm ve süreği olan pozitivizme bakarak kültürel değişimi nasıl yorumluyorsunuz?
Ali ŞERİATİ: Yenilik, modernlik, bir eşya veya mal gibi dışarıdan ithal edilebilir. Medeniyet ise ülkeye getirilebilecek bir ithal malı değildir. Medeniyet; süreceğin, tohumunu serpeceğin, koruyacağın, gelişip olgunlaşınca ürünü biçeceğin bir tarladır. [3]

Batı’ dan ithal ettiğimiz “tekelcilik” ve “özel mülkiyet”in yaygınlaşmasına neler diyeceksiniz?
Ali ŞERİATİ: Yeni toplumsal yaşayış ilişkisi”nde akbabalar, leş yiyen kuşlar (Kâbil’in öyküsünde kargalar) bütün zayıf kuşların kollarını kanatlarını kırarak her birini bir yana sürdüler. Hep birlikte, tek bir sesle, çöllerin bağrında, ırmak kıyılarında, deniz sahillerinde hareket halinde olan göçmen kuşlar grubu gibi bir toplum, şimdi bu özel mülkiyet, tekelcilik leşinin başında vahşice ve kinle dolu bir durumda “kâh beriki ötekine pençe atmakta, kâh öteki berikini gagalamaktadır! [4]

Kapitalizmi ve bu eksende çılgınca, oburca yaşamı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ali ŞERİATİ: Siz ipek kumaşlar ve diba perdeler seçiyorsunuz. Nazik yetişmiş bedenleriniz sert kumaşlardan inciniyor. Oysa Allah Resulü doyasıya arpa ekmeği bile yememişti. [5]

Peki Müslümanları bu durumdan kurtaracak bir formülünüz ve reçeteniz var mı?
Ali ŞERİATİ: Ben reçetemi ve formülümü Kur’an ın emrine uyarak söyleyebilirim ancak.
Kur’an buyurur ki:
“Altın ve gümüş biriktirip de bunları Allah yolunda harcamayanları acıklı bir azapla müjdele!”(9/34)
“Onlar nice nice bağları, pınarları bırakmışlardı.”(44/25)
“Mal ve evlat çoğaltma yarışı sizi oyaladı.”(102/1)
“Alışverişlerinde hile yapanların vah haline.”(83/1)
“Mal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vah haline.”(104/1,2)[6]

Bu söylemleriniz modern insana ağır gelen ifadeler, Kur’an böyle uyarırken mümini, maalesef reel hayatta bunun aksi yaşantılar söz konusu. Bu konu da neler diyeceksiniz?
Ali ŞERİATİ: Allah Resulü şöyle buyurdu: “Kahrolsun altın, kahrolsun gümüş.” Bu sözler size nasıl ağır geldiyse, Peygamber’in dostlarına da zor geldi ve birbirlerine sordular: “Peki ne toplayalım?”
Sevgili Peygamber cevap verdi: “Dua edici bir dil, şükredici bir gönül ve imanda size yardımcı olacak bir eş…”[7]

Kur’ an, bize yön gösteren ilahi bir kaynaktır. Ancak Kur’ an yeterince anlaşılmaz diyen; bundan dolayı bizi dinleyin diyen, yol gösteren ve bir halka etrafında toplanan gruplar hakkında ne diyorsunuz?
Ali ŞERİATİ: Kuran okunmadığı ve anlaşılmadığı takdirde sıradan bir kitap ya da beyaz bir defterle aynı değerdedir. İşte bu yüzden onun okunmaması ve anlaşılmaması için bu denli çaba harcanmaktadır… Bu nedenle dost kisvesi altında, Kuran’ın lehine konuşuyormuş süsü vererek, halkı ondan uzaklaştırmak amacı güden, Kitab’ın anlaşılmasının çok zor olduğunu söyleyen düşmanlara Kuran kendisi tekrar tekrar şöyle feryat etmektedir: ’Onlar hala Kuran’ı gereği gibi düşünmeyecekler mi? – Nisa suresi 82. ayeti. [8]

Bu tablo gözünüzün önünde canlanınca yarından ümitsiz misiniz? Gelecek nesil daha korkunç bir durumda mı olacak ? sizce gelecek neslin dini nasıl olacak ?
ALİ ŞERİATİ: Yarının Dini artık cehalet, zulüm, taassub, avam, köhnecilik, telkin, gelenek, tekrar, ağıt, zaaf, zillet değil; şuur, adalet, bilinç, özgürlük, devinim, devrimci hareket, yapıcılık, ilim, medeniyet, sanat, edebiyat, toplum, sorumluluk, ilerleme, yeni düşünme, geleceğe bakış, zamana, tarih yazgısına egemen olma dinidir.[9]

Siz bugün kendinizi nasıl değerlendiriyorsunuz, çağın hengamesi içinde nasıl bir yerde olduğunuzu düşünüyorsunuz?
Ali ŞERİATİ: Kendi dinimin müezzini olmak isteyen ben, gerçeği hiçbir çıkara kurban etmem, hâkim düzende çöle sığmam, çağın tekdüze sisteminde hiç kimseyle uyuşmam. Gece, gece yarısı, zamanlı zamansız ölen, kendi güneşinin doğuş ve batışında öten, “zamansız öten horoz” olduğumu hissettim.[10]

İnsanlara bu röportajda iletmek istediğiniz mesajınız var mı? Bir çağrıda bulunmak isterseniz neler söyleyebilirsiniz?
Ali ŞERİATİ: Ey insanlar! Aranızdan kim duyacak benim mesajımı? Ey insanlar! Benim göğsüm, yüzlerce mesajın gizili hazinesidir. Ben bu hazineyi dağın kalbindeki mağarada on beş yıllık riyazet, ibadet ve tefekkürün sessiz yalnızlığında biriktirdim. Uzun gecelerin kalbinde, hepiniz rahat yataklarınızda uyurken ben uyanıktım. İçinizden benim yardımıma koşacak kimse yok mu? [11]

Son olarak bizi kırmayıp röportajımıza içtenlikle ve samimiyetle cevap verdiğiniz için teşekkür ederiz. Sizden bir de dua istesek. Çünkü buna çok ihtiyacımız var.
Ali ŞERİATİ: Ben teşekkür ederim.
Ey Kadir olan Allah’ım!
Ailemize sorumluluk, halkımıza bilim, inananlarımıza aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza anlayış, kavramışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza bilinç, erkeklerimize şeref, ihtiyarlarımıza bilgi, gençlerimize soyluluk, öğretmen ve üstadlarımıza, öğrencilerimize inanç, uyuyanlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, tebliğlerimize gerçek, dindarlarımıza din, yazarlarımıza güvenirlik, sanatkarlarımıza dert, şairlerimize şuur, araştırıcılarımıza hedef, ümidsizlerimize ümit, zayıflarımıza güç, muhafazakarlarımıza hareket, ölümcül uykularda olanlarımıza hayat ve dirilik, körlerimize görme, suskunlarımıza feryat, müslümanlarımıza Kuran,Sünnet ve Ehl-i Beyt bilinci, tüm mezheplerimize birlik, kıskançlarımıza şifa, egoistlerimize sabır, halkımıza kendini bilme, tüm uluslardan kurulu milletimize samimiyet, basiret, feraset, cesaret, fedakarlık yeteneği, kurtuluşa layık oluş ve izzet bağışla!! Amin…[12]

Kaynakça:

[1] Ali Şeriati || Çöle İniş

[2] Ali ŞERİATİ || Anne Baba Biz Suçluyuz

[3] Ali Şeriati || Öze Dönüş

[4] Ali Şeriati || İslam Bilim

[5] Ali Şeriati || Ebu Zer

[6] Ali Şeriati || İslam ve Sınıfsal Yapı

[7] Ali Şeriati || Ebu Zer

[8] Ali Şeriati || Kadın (Fatıma Fatımadır)

[9] Ali Şeriati || Aşina Yüzlerle

[10] Ali Şeriati || Adem’in Vârisi Hüseyin

[11] Ali Şeriati || Çöle İniş

[12] Ali Şeriati || DUA

*Rahatsız Dergi’den Alınmıştır.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ali Şeriati ile Röportaj

Giriş Yap

Topluluğumuza katılın!

Hesabın yok mu?
Kayıt Ol

Şifreni Resetle

Geri dön
Giriş Yap

Kayıt Ol

Neokusam Topluluğuna Katılın

Captcha!
Geri dön
Giriş Yap
Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Liste
The Classic Internet Listicles
Açık Liste
Açık Liste
Oylanabilir Liste
Oylanabilir Liste
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı