Bir Solukta Okuyacağınız 10 Kitap


1. Bilinmeyen Adanın Öyküsü

55ea6871f018fbb8f87df0ed.jpg

“Bir adam kralın kapısını çalmış ve ona demiş ki, Bana bir tekne ver.”

Bilinmeyen adaların kalmadığına inanılan bir dönemde bilinmeyen ada arama cesaretine sahip bir adamla böyle bir cesareti görüp hayatını değiştirebileceğine inanan bir kadının büyük usta Saramago’nun eşsiz anlatısında edebiyat tarihine geçen yolculukları böyle başlar. Emrah İmre’nin Portekizceden çevirisi ve Birol Bayram’ın desenleriyle okurun minör başyapıtlarından olacaktır Bilinmeyen Adanın Öyküsü.

“(…) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin, (…)”

“Saramago görünüşte sade bir öyküyü basit bir dille ve masum karakterlerle aktarıyor; okurlar, hayalperestler ve âşıklar psikolojik, romantik ve toplumsal altmetinleri fark edecektir.”
-Publishers Weekly-

SAYFA SAYISI: 64

Kitabı incelemek için tıklayınız.

2. Tembellik Hakkı

default.jpg

Özel mülkiyetin hâkim olduğu toplumlarda “çalışma” katı bir “zorunluluk” kapsamında gerçekleşir. Kapitalizm, çalışanların bedenini olduğu kadar zamanlarını da satın almıştır. Oysa insanın çalışmamak, yaşamını sürgit kılmak için zahmete girmemek gibi bir içgüdüsü vardır; bu içgüdünün adı “tembellik”tir. Tembellik, çalışmanın kutsallaştırıldığı toplumlarda hakir görülür, aşağılanır. Tembellik Hakkı, çalışmanın sarsılmaz bir değer haline getirildiği toplumların eleştirisini sunuyor; tembelliğin bir başıboşluk yahut aylaklık olmadığını öne sürerken, ütopik özleminin odağına özgürlüğü koyuyor: İnsanlığın kadim özlemi olarak zorunlulukların alt edildiği, insanın kendini tekrar bulduğu, özel mülkiyet hapishanesinin duvarlarının yıkıldığı, devletin ve diğer baskı araçlarının ortadan kalktığı bir toplumsal ve bireysel varoluşa işaret ediyor… Karl Marx’ın damadı Paul Lafargue’ın kaleme aldığı Tembellik Hakkı, Komünist Manifesto yahut Kapital gibi kendi alanında klasik haline gelen metinlere benzer bir şekilde, yayımlandığı tarihten bu yana hâlâ büyük bir ilgiyle okunuyor.

SAYFA SAYISI: 112

Kitabı incelemek için tıklayınız.

3. Satranç

Stefan-Zweig-Satranc-Yazar.jpg

Rastlantı sonucu eline geçidiği bir kitapla satrancın inceliklerini öğrenerek bu oyunu bir tutkuya dönüştüren ve giderek bu tutkusu yüzünden beyin hummasına yakalanan Dr. B.’nin öyküsüdür görünüşte Satranç. Ama derinlerde bir veda mektubudur aslında.
Stefan Zweig’ın Brezilya’da sürgündeyken yazdığı ve Şubat 1942’deki intiharından birkaç ay önce tamamladığı Satranç, Avrupa kültürünün nasyonal sosyalist tehlike altında yok oluşuna işaret eder.
Avrupa kültürüne elveda derken yaşama da veda etmeyi seçen Zweig’ın son yapıtı Satranç, gerilimli kurgusu ve kahramanın ruhsal gelgitlerinin işlendiği dokusuyla, kısa ama her bakımdan etkileyici olağanüstü bir uzun öyküdür.

SAYFA SAYISI: 71

Kitabı incelemek için tıklayınız.

4. Küçük Prens

giphy.gif

Çizdiği aslında küçük bir boa yılanıydı ama
hiçbir büyük bunu anlamamıştı. ‘’Bu bir şapka,’’ demiş,
ardından dikkatlerini başka bir noktaya çevirmişlerdi. O zaman
anlamıştı Küçük Prens, büyüklerle kendisinin farklı dünyalarda
yaşadığını. O gün artık çizim yapmaktan vazgeçmiş ve
kendine arkadaş olarak da yalnızlığı seçmişti.
Ta ki Sahra Çölü’ne düşen pilotla karşılaşana dek!
Kendini dünyadan soyutlayan Küçük Prens’in insanların hatalarını,
bencilliklerini, aptallıklarını ve yaşama sevinçlerini nasıl kaybettiklerini
analiz ettiği, yalnız çocuklara değil, her yaştan okura
hitap eden ve neredeyse tüm dünya dillerine çevrilen,
milyonlarca insanın okuduğu başyapıt…

SAYFA SAYISI: 112

Kitabı incelemek için tıklayınız.

5. Dinle Küçük Adam

55ea6871f018fbb8f87df0ed-1.jpg

Freudçu Marksizmin kurucusu Wilhelm Reich 1897’de Avusturya – Macaristan İmparatorluğu’nda doğdu. Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ruh çözümlemesi çalışmaları yaptı.
Bedensel Boşalmanın İşlevi, Faşizmin Kitle Ruhu Anlayışı, Dirimin Öldürülüşü adlı yapıtları bu çalışmaların meyveleridir.
1947’de yayımlanan bir yazısı yüzünden suçlanan Reich, iki yıl hapis cezasına çarptırılmış, laboratuarı dağıtılmıştır.
Nazizmden kaçıp ABD’ye yerleşen hekimin, Dinle Küçük Adam adlı yapıtı, güçlü retoriği, barışçıl anarşist karşı çıkışlarıyla, yarattığı çalkantıyı sürdüren yapıtlardan biridir.

SAYFA SAYISI: 127

Kitabı incelemek için tıklayanız.

6. Savaş Sanatı

03ca048.jpg

İÖ 500’de Sun Tzu tarafından yazılan Savaş Sanatı, dünyadaki en eski askeri strateji ve uluslararası ilişkiler eseri olarak tanımlanmaktadır. Pek çok konuyu bir arada anlatması dolayısıyla, ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan bu eser, hala onlarca dile çevrilmeye ve saygı duyulan özgün değerini korumayı sürdürüyor.
Askeri öğrencilerin bu ilkeleri günümüz savaş şartlarında uygulayabilmesi için, hazırlanmasından 25 yüzyıl sonra bile, savaşı idare etmede değerli bir rehber. Günümüzde artık savaş arabaları kalmasa ve silahlar oldukça değişmiş olsa da bu eski usta ve onun öğretisi hala çok güncel. Çünkü temel konularla politikanın ve insan doğasının askeri operasyonlar üzerindeki etkisine değiniyor. Bu ilkelerin nasıl da değişmez olduğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
(Tanıtım Bülteninden)

SAYFA SAYISI: 232

Kitabı incelemek için tıklayınız.

 

7. Kırmızı Pazartesi

pazartesi-770x515-1.jpg

Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez’in 1981’de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. Hem Kolombiya’da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar’ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli. Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin potresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruhçözümü niteliği de kazanmış oluyor.

SAYFA SAYISI: 111

Kitabı incelemek için tıklayınız.

8. Odamda Yolculuk

odamda-yolculuk-kitap.jpg

 

Dünyanın gizli saklı köşelerini, cennet mekânlarını ve zorlu güzergâhlarını dolaşan yolcuları şaşırtacak, genellikle küçümsenen ve göz ardı edilen bir coğrafyanın ilk gezi rehberini yazmıştır Xavier de Maistre: Odamda Yolculuk.

Çevresi otuz altı adımdan ibaret ‘kocaman’ odasında kırk iki günlük zorunlu bir hapse mahkûm edilen 18. yüzyıl sonu yazarlarından Xavier de Maistre, tutsaklığını ironik bir özgürlük metnine dönüştürmeyi becererek edebiyat tarihine geçmiştir. Kendisini kısıtlayan dış koşullara inat, insanın kendi bedeniyle ruhunu birbirinden ayrıştırmasının mümkün olduğunu öne sürer Maistre; ruhunu istediği her yere, görmeyi arzuladığı her türlü güzelliğe gönderebilmekle birlikte, bedeninin bu yolculukta karşılaştığı yataktan koltuğa, masadan duvarlarda asılı tablolara kadar odanın topografyasını da ayrıntılı biçimde anlatmaktan geri kalmaz.

Bir yolcunun özgürlüğünü esaret altında bile hissedebilenlerin gayet iyi anlayacağı metinlerden biridir Odamda Yolculuk.

“Gerçekten de, herkesten gizlenerek çekilebileceği küçücük bir odası bile olamayacak kadar bahtsız, terk edilmiş olabilir mi insan? İşte, yolculuğun bütün hazırlığı bundan ibaret.”

SAYFA SAYISI: 120

Kitabı incelemek için tıklayınız.

9. Fareler ve İnsanlar

fareler-ve-insanlar6-640x360.jpg

Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan John Steinbeck’in çağımızın toplumsal ve insani meselelerini ustalıkla resmettiği eserleri modern dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. Steinbeck romanlarında yalın ve keskin bir gerçeklik sunarken yine de her seferinde çarpıcı bir öykü ile çıkar okurunun karşısına. Tarihin bir kesitindeki dramı insani ayrıntıları kaçırmadan sergilerken, “tozpembe olmayan gerçekçi bir umudun“ türküsünü dillendirir. Bu nedenle eserleri edebi değerleri kadar güncelliklerini de hiç yitirmemiştir.

SAYFA SAYISI: 128

Kitabı incelemek için tıklayınız.

10. Palto

odamda-yolculuk-kitap-1.jpg

Dostoyevski’nin veciz bir ifadeyle “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık!” dediği bu sarsıcı öykü, aynı zamanda gerçekçi Rus edebiyatının en önemli kilometre taşlarından birini de oluşturuyor.

Zaman zaman ‘sokaktaki adam’, ‘sıradan insan’, ‘küçük memur’ ya da  ‘küçük adam’ denilen, görmezden gelinen, ezilen, horlanan,  kısacası adsız milyonlardan birisidir adı bile garip Akakiy Akakiyeviç.
Gogol, bu unutulmaz öyküsünde Akakiy Akakiyeviç’in şahsında sessiz yığınların insani sorunlarını, dramlarını ve umutsuz yaşam mücadelelerini edebiyata dâhil etmeyi başarmıştır.

Palto yayınlandıktan sonra Rus edebiyatında ya da başka bir edebiyatta  artık hiçbir şey eskisi gibi devam edemezdi.
Bu öyküyü okuyanlar, işte böylesine önemli ve anlamlı bir değişime  doğrudan tanıklık etmiş oluyorlar.

SAYFA SAYISI: 128

Kitabı incelemek için tıklayınız.

Bir Solukta Okuyacağınız 10 Kitap

Giriş Yap

Topluluğumuza katılın!

Hesabın yok mu?
Kayıt Ol

Şifreni Resetle

Geri dön
Giriş Yap

Kayıt Ol

Neokusam Topluluğuna Katılın

Captcha!
Geri dön
Giriş Yap
Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Liste
The Classic Internet Listicles
Açık Liste
Açık Liste
Oylanabilir Liste
Oylanabilir Liste
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı