“Yeraltından Günyüzüne” Kitabından Etkileyici Alıntılar

"Ahlaklı bireylerin yetiştiği bir toplum oluşturmak, sonradan hukuk kurallarıyla toplumu kontrol altına almaktan çok daha karlı olacaktır.'' Şenol CEVİZ


19225664_1909334689304006_1043848877101997475_n.jpg

Para bir silahtır, onu akıllıca kontrol edebilen kişi elle tutulan herşeyi yönetebilir. Kalp ise en büyük silahtır. Dünya var olduğundan beri satın alınamayan tek şeydir.

Dünyanın en çok ciro getiren büyük şirketleri, bu yapı tarafından yönetilmekte ve kullanılmakta. Yönetemedikleri şirketlerde bile mevcut hisselerin bir kısmını ellerinde tutuyorlar. İstihbarat kurumlarımızı yönetiyorlar. İçimize adeta bir virüs gibi sızmışlar, bir türlü temizleyemiyoruz! Bu durum sadece ABD için değil, temsil ettiğiniz ülkeler için de geçerli. Para potansiyelinin olduğu her yerde bunlar var ve biz bunlardan kurtulmalıyız.

Endüstri devriminden bir süre sonra bir takım kişiler dünya kapitalizmini ele geçirdi ve bu insanlar paranın gücünün farkında olan ilk insanlardı. Bu büyük gücün kontrolünü ele geçirmek tek amaçlarıydı, onlar kendilerinin Tanrı tarafından seçildiğini iddia ediyorlardı. Çok rahat hareket edebiliyorlardı. Yaptıkları iş illegal değildi, sadece satın alıyorlar, büyütüyorlar ve satıyorlardı. Hala teknolojiyi çok iyi kullanıyorlar, araştırma – geliştirmeye çok önem veriyorlar ve bunu dünyanın en stratejik ülkelerinde sürdürmeye devam ediyorlar. Paradan gelen güç bu yapıya yetmedi, giderek daha fazlasını istemeye başladılar.

 

Görüntünün olası içeriği: okyanus, gökyüzü, açık hava ve su“Mısır’daki iç savaş tüm dünya ekonomisini etkilemişti. Savaş kısa süre sonra civardaki şehirlere de sıçramıştı. Askerler kendilerine karşı gelen tüm sivilleri acımadan, gördükleri yerde vuruyordu. Ülkede kaos hüküm sürüyordu.”

“Fırtına şiddetlenmişti. Tekne iki üç metrelik dalgaların üstüne üstüne gidiyor, çığlıklar fırtına sesiyle karışıyordu. Birkaç kişi “Öleceğiz!” diyordu. Moraller iyice bozulmuştu. Dalgalar daha da yükselmeye başlamıştı. Tam o esnada birbirine tutunan dört kişi denize düştü. Kaptana ne kadar denize düşenler olduğunu söylense de, kaptan durmaları halinde teknenin alabora olacağını söylüyordu.”

“-Halime, bu Beyefendi Türkiye’deki istihbarat birimlerinden yeni kurulmuş bir bölümün sorumlusu ve sana bir teklifi var.

-Ne teklifi amca?

-Dur hemen heyecanlanma, bu senin ve çocuklarının istikbali için iyi bir teklif!

Timur Bey mükemmel İngilizcesiyle araya girdi;

-Halime Hanım, ben Türkiye Devletinde önemli görevler üstlenmiş bir yetkiliyim ve bazı planlarımız var. Planlarımız gereği küçük yaştaki çocukları alıp bu devlete faydalı bireyler yetiştiriyoruz. Onları çok özel eğitimlerden geçiriyoruz ve belli bir yaştan sonra sahaya sürüyoruz.”….

“Halime kendisine musallat olan bu adamın tacizlerine devam edeceğini düşünüyordu ve iş sınır dışı edilmeye kadar gider diye de korkuyordu. İçi hiç rahat değildi, düşünceden düşünceye dalıyordu. Hatta dün bir ara banyo aynasında saçlarının beyazladığını fark etmişti. Hayat acımasız davranıyordu Halime’ye ama o yılmıyor, pes etmiyordu zorluklar karşısında. Kararlıydı iki evladıyla ayakta kalmaya.”

Timur Bey, Cihan’a verdiği talimatlardan sonra cep telefonunu eline aldı ve İstanbul il emniyet müdürü Tahsin Bey’i aradı.

-Buyrun efendim.

-Sizin teşkilatta sorun çıkaran, yolundan sapmış biri var Tahsin Bey. Görevine son verilmesini istiyorum. Hemen sonrasında şahsı ben alacağım.

Tacizci polisin yaptığı işi yapabilmek için milyonlarca Türk genci sınavlarda, mülakatlarda sürünüyordu ama o, bu kutsal görevin değerini bilemeyecek kadar hastalıklı bir kişiliğe sahipti.

Ankara’daki Başbakanlık ofisinde kırmızı hatta bağlı telefon çalıyordu. Kırmızı hattaki telefon, diplomatik olarak birbirine müttefik olan devletleri birbirine bağlayan, dinlenemeyen bir hattı. Başbakan Ömer Bey “Yine ne oldu?” diye geçiriyordu içinden. Arayan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard’tı. Olağanüstü toplanmaları gerektiğini söylüyor, bu toplantının gizliliğinin oldukça önemli olduğundan bahsediyordu.

-Ortada bir bilinmezlik var! Bir saat kadar önce Richard aradı ve kimsenin haberi olmaması gereken bir toplantıdan bahsetti. Toplantıya sadece ismini verdiği dokuz ülkenin Başbakan ve Başkanlarının katılacaklarını söyledi ve yanlarında çok güvendikleri birinin önlem olarak getirilebileceğinden bahsetti. Sence nedir bu toplantının amacı? Senin görüşünü de almak istedim.

-Efendim durum biraz karmaşık olabilir. Bildiğiniz üzere Ortadoğu’da iç karışıklıklar devam ediyor. Suriye ve Irak parçalanmış durumda, İran ve İsrail birbirlerine nota verdiler. Herhalde bu konuyla ilgili bir karar alınacak gibi görünüyor. Benim fikrim bu.

-Olabilir Emre. Fakat bu kadar gizlilik neden? İşin içinde başka bir şey de olabilir bence!

Ortadoğu’nun dengeleriyle oynamaktan da hiç geri kalmıyorlar. Açıkçası biz Ortadoğu’ya Arap Baharı’yla beraber demokrasi geldi diye sevinirken, bunlar bu ülkelerdeki adamlarına darbe yaptırdılar. Tam her şey yolunda gidecekken halkın seçtiğini değil, kendi seçtiklerini başa getirdiler. Düşünebiliyor musunuz, milyonlarca ülke vatandaşının seçtiği kişiyi üç beş kişinin satın aldığı bir avuç kişi deviriyor ve yönetimi ele geçiriyor!

19399221_1912807735623368_6944177255083617476_n-2.jpg

-Timur, kırmızı hattan Başkan Richard aradı bir saat kadar önce. Dokuz ülke Başkan ve Başbakanlarıyla birlikte önemi son derece yüksek ve gizli bir toplantı yapılacağını söyledi.

-Lütfen içeri geçelim arkadaşlar.

ABD başkanı Richard, herkes içeriye girdikten sonra kapıyı içeriden kilitledi. Bu belki de insanlık tarihinin en önemli toplantılarından biri olacaktı, yaşananlar bunu gösteriyordu!

Ülkelerin kurulmasında, yok edilmesinde büyük pay sahibi olan bir yapıdan bahsediyoruz! Böl, parçala, yönet taktiğini kullandılar.

-Richard; Evet bahsettiğim de bu. En büyük stratejileri bu oldu. Önceden para ile toprak satın alıyorlardı, toprak satın alarak Filistin Devleti’ni ele geçirip ablukaya aldılar ve artık toprak satın almak yerine parayla güçlerini arttırmayı seçiyorlar. Ortadoğu’nun dengeleriyle oynamaktan da hiç geri kalmıyorlar.

Türkiye Başbakanı Ömer: Benim de ülkemde en çok mücadele verdiğim konulardan biridir. Bunların hem küresel şirketlerimizde hem de devlet kurumlarımızda paralel bir yapı oluşturduklarını biliyoruz fakat ne yaparsak yapalım, hepsini temizleyemedikçe başarısız oluyoruz. Her yere sızmış durumdalar.

Richard: Haklısınız Aleksey. Bu şekilde deşifre edebildiğimiz adamlarınız mevcut ama gün birlik günü, zaten bu yapı olmasa dünyada karışıklık, savaş, kaos türü olaylar olmayacaktır. ABD Senatosunun içine kadar sızabilmişler, gerisini siz düşünün

Alessandro: Terör örgütlerini para karşılığı taşeron olarak rahatça kullanabiliyorlar ve hedef gösterdikleri ülkelerde eylemler gerçekleştiriyorlar. Örnekleri çoktur, bu konu hepimiz tarafından bilinmekte.

 

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Yeraltından Günyüzüne” Kitabından Etkileyici Alıntılar

Giriş Yap

Topluluğumuza katılın!

Hesabın yok mu?
Kayıt Ol

Şifreni Resetle

Geri dön
Giriş Yap

Kayıt Ol

Neokusam Topluluğuna Katılın

Captcha!
Geri dön
Giriş Yap
Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Önemsiz Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Liste
The Classic Internet Listicles
Açık Liste
Açık Liste
Oylanabilir Liste
Oylanabilir Liste
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı