GRİ SAKALLI ALEV BAKIŞLI BERDUŞ

avatar

neokusam.org

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Aynı mahallede otururduk onu çoğu zaman savrulmuş paltosu, gri sakalları ve elindeki alkol şişeleriyle görürdüm. Sessiz çığlıklar vardı gözlerinde. İçindeki fırtınaları görmeye çoktan başlamıştım. Çocukluğunu yaşayamadan çalışmaya başlamış çok zengin olmuştu. Karısının intiharı ve çocuklarının onu terk etmesinden sonra yıllardır kazandığı servetini geleceğini hiç düşünmeden savurmaya başlamıştı. Ve sonunda elinde avucunda hiçbir şey kalmamıştı. Oda kendini sokaklara atmıştı. Kaybolmuş bir görüntüydü sanki. Sokakta yatardı nerde sigara, içki bulsa içiyor gri sakallı, alev bakışlı berduş. Markette sokakta her yerde karşıma çıkardı. Hikayesini biliyordum ama tabi o bunun farkında değildi. Azap üzümleri gibi yürürdü. Yüzündeki kabuk bağlamamış yaraya gözlerindeki haykırış eşlik ediyordu. Neden böyleydi her şey diye sordum kendime. Neden pırıltılı gözler hep acı çeker. Onunla dertleşirdim çoğu zaman, benimle filozof gibi konuşurdu. Sanki roma da karanlıkları aydınlatan bir filozof. O her şeyi kabullenmişti artık, huzurlu ve mutluydu ağzından çıkan cümleler. Bir an bana yüzünü döndü ve şöyle dedi ‘Çok fazla hiçbir şeyi istemeyeceksin yoksa kader okyanusunda boğulursun. Kabul edeceksin yaşadıklarını yoksa kaybolursun’ dedi. Bende sessiz sedasız dinledim onu. Sonra birden ayağa kalktı ve sokakları turlamaya başladı. Ben çakılı kaldım olduğum yerde. Aslında peşinden gitmek istedim ama sonra şunu anladım. O bastığı yeri aydınlatan bira kokuları arasında tur atmayı seven bir ruhtu. Tek beklentisi uyumak ve içmekti gri sakallı alev bakışlı berduşun. Hiç çekinmeden aklındakileri kusabiliyordu. Yaşadıklarını içine atıp düşüncelere dalmıyordu. Yaşadığı bunca acıya rağmen kaldırımlarda yürürken ayak seslerini duyabiliyordu insanlar. Hayata amaçsız neşterler vuruyordu. Unutmak değildi amacı sadece hayatın geri kalanını beklentisiz düşüncelerle karşılamak. Bizde olması gerekenler onda vardı yani. Filmi geri saramayacağını ve şartların ve insanların tutsağı olmadığımızı haykırıyordu. Onun tek beklentisi istediği gibi yaşamaktı. Hem su olmak, hem de kaskatı toprak yığınları olmaktı tek arzusuydu. Alevli bir yalnızlık içindeyken gri sakallı berduşun bana söylediği şuydu. ‘Hayata kılıç sallama evlat bırak ta hayat sana sarılsın’ dedi. Sorumluluklar, gelecek kaygısı ya da bundan sonra ne yapılması gerektiği konusunda hiçbir fikri yoktu. Anda yaşıyordu gri sakallı berduş her sokakta karşıma çıkan bakışlarıyla anla bütünleşiyordu. Alevlerden ateşli adımları ve özgür ruhuyla sokaklardaydı hep. Bütün insanlığa ders verecek ruhuyla var oluşu yaratmıştı gri sakallı alevlerden koyu, yakıcı bakan berduş. Gece olmuştu onunla ay ışığının şarkılarını söyleyerek içiyorduk ve gece bize yaklaşıyordu. Muhteşem kayıtsızlığın koynunda gecenin ayak sesleriyle konuşuyorduk.

Yazan: Mert Tokatlı

etiketlerETİKETLER

Sıradaki içerik:

GRİ SAKALLI ALEV BAKIŞLI BERDUŞ